Kurban Bayramı ve Kist Hidatik

Echinococcus granulosus, Echinococcus multilocularis ve Echinococcus vogeli. Etle beslenen (kurt, çakal, tilki…) ve kedi-köpek gibi hayvanlar kesin yani son konaklarıdır. Koyun, keçi, sığır ve ne yazık ki insanlar da arakonaktır. Ne mi anlatıyorum? Kurban Bayramı’nda kesilen kurbanlarda bu parazitler varsa başınıza gelebilecek olan, ülkemizde de çok yaygın görülen Kist Hidatik hastalığından bahsediyorum.

Erişkin parazitler köpeklerin ince bağırsaklarında yaşar. Köpeğin dışkısıyla parazitin yumurtaları doğaya saçılır. Bu dışkılar meyve-sebzelere geçebilir, köpeği seven kişiye ellerinden bulaşabilir, dışkıyla bulaşan otları yiyen koyun, inek gibi hayvanlara geçebilir veya kuruyan dışkıdan havaya savrulan yumurtalar akciğerlere solunum yoluyla geçebilir. Bulaş yollarından biriyle ara konağa geçen yumurtalar bağırsaklara gider, oradan kana karışıp başta karaciğer olmak üzere, dalak, akciğer hatta beyine ulaşırlar. Ulaştığı organda kistler meydana getirirler. Kist çocuk kafası kadar büyüyebilir!!!

Bulaşma aslında kısır döngüdür. Çünkü enfekte koyun veya sığırın eti bilinçsizce sokaklara atılırsa, köpeklere verilirse tüm olay başa döner. Köpek paraziti dışkısıyla atar ama yediği etle tekrar kapar! Demek ki yapılması gereken köpeklere enfekte sığır ve koyun artıkları vermemek, mezbahalarda teşhis edilen enfekte organları sahipsiz köpeklerin ulaşamayacağı şekilde usulüne uygun olarak imha etmek, sahipli köpeklerin ise periyodik kontrollerini atlamamaktır.

Kist Hidatik hastalığı yıllarca belirti vermeden seyreder. Kist büyüdükçe büyür. Hastanın şikayetleri kistin yerleştiği organa göre değişiklik gösterir. Örneğin karaciğerdeki kist sağ yan ağrısına, bulantı ve kusmaya, sarılığa neden olurken; akciğerdeki kistler solunum sıkıntılarına, öksürük, kan tükürme, ve göğüs ağrısına yol açar. Eğer hastalık beyni tuttuysa baş ağrısı, kafa içi basınç artışı, kusma, şuur kayıpları görülür. Kist kalp kasına yerleşirse kalpte ritm bozuklukları, kalp kasının ölmesi ve yırtılması; kemiğe yerleşirse sebepsiz yere kemikte kırıklar oluşur. Kist patlarsa daha da tehlikeli durumlara neden olur. Kısacası bu kistler şakaya gelmez. Tedavisi cerrahidir.

Avrupalı cerrahların alışık olmadığı ama Türk cerrahların çok vaka görmekten ustası olduğu bir ameliyattır karaciğer, akciğer, dalak gibi iç organlardan kist çıkartmak. İtalya’da yıllardır Kist Hidatik vakası görülmemektedir. Nasıl mı kurutmuşlar kökünü? Kasapları eğiterek. Ülke çapında kasaplara eğitimler vererek enfekte eti fark etmeyi ve bunu toprağa gömmeyi, köpeklere kesinlikle vermemeyi anlatmışlar.
Bugün başlayan dört günlük Kurban Bayramı biz Müslümanlar için önemli ve kutsal zamanlardan biridir. Dini görevlerimizi yerine getirirken sağlığı ve hijyeni unutmamalıyız. Sağlık Bakanlığı internet sitesinde ‘Kist Hidatik ile Mücadele’ başlığı altında bu konuyla ilgili bilgilendirme yapmakta. Şöyle ki:
Kist Hidatik hastalığından korunmak amacıyla;
–    Hayvanlar veteriner hekim denetiminde olan, şartlara uygun hazırlanmış yerlerde kesilmeli, sokaklarda hayvan kesilmemeli,
–    Kurban Bayramı’nda kesilen hayvanların kistli organları köpeklere yedirilmemeli, derin bir çukura gömülmeli ve mümkünse üstüne sönmemiş kireç dökülerek kapatılmalı,
–    Kaynağı bilinmeyen sular içilmemeli, sebze ve meyveler iyice yıkadıktan sonra tüketilmelidir.
Özetle: Eğitim şart!
Sağlıkla kalın.

Not: Hepinizin Kurban Bayramı’nı kutluyorum.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s