Kontakt lens kullanırken

 Kontakt lens kullanırken

Dr. Ahu PAKDEMİRLİ

Ortaokuldayken gözlük kullanmaya başladım. Uzağı görmekte sorunum vardı. Üniversite yıllarına kadar gözlük taktım ancak göz doktorum onay verdiğinde kontakt lens kullanmaya başladım. Hem de renk renk. Menekşe morundan yeşilin tonlarına, maviden griye kadar pek çok renkte lens taktım, lazer yöntemiyle (lasik ameliyatı) görme kusurlarından kurtulana kadar. Dün bir arkadaşımda lens görünce eski günler aklıma geldi. Lens ile denize girme çabalarım gibi…
Görme bozukluğunuzun giderilmesi veya göz renginizin geçici de olsa değişmesi için kontakt lens kullanabilirsiniz. Elbette bu kadar değil lensin hitap ettiği kitle. Renk körlüğü, iris kusurları, kornea hastalıkları tedavisi gibi daha pek çok alanda kullanılır. Siz bu gruptan birindeyseniz ve lens kullanmak istiyorsanız ne yapmanız lazım?

Öncelikle yapmanız gereken göz doktoruna gidip muayene olmak. Burada bakılacak olan sadece gözünüzün bozukluk düzeyi değil. Gözünüzün yapısı da önemli. Sonra hekiminizin tavsiyesiyle lens seçimi yaparsınız.

Soft lensler en çok tercih edilenlerdir. Geniş görüş alanı sağlar ve kullanımı oldukça kolaydır. Sert lensler ise oksijen geçirgenliği fazladır, astigmatizm ve keratokonus tedavisinde tercih edilir. Dayanıklı ve optik kalitesi yüksektir bu lenslerin. Renkli lensler hem imajınızı değiştirir hem de görme kusurunuzu düzeltir. Renk körlerinin kullandıkları kromojen lenslerdir.  Bir de van kedisi gibi bir gözünün rengi ötekinden farklı olan kişiler için tasarlanan lensler var ki bunlara da proestetik lens denmekte. Bu lensler istenilen renge boyanabilir ve böylece iki göz rengi arasındaki ton farkını bile ortadan kaldırabilirsiniz.  Günlük lensler, aylık lensler, uzak ve yakın bir arada olan lensler… Kişilerin ihtiyacına göre tasarlanmış çeşit çeşit lensler mevcut.

Gözünüze uygun olduğunu anlamanız için aynaya bakın. Korneanın tamamını kaplıyor azıcık bile taşma yapmıyorsa tamamdır. Gözünüzü kırptığınızda birazcık (1 mm) yukarı aşağı (dikey) hareket ediyorsa iyidir, böylelikle gözyaşı dolaşımında sorun olmaz. Batma yapmıyor, gözünüzü kırpıp açtığınızda görmeniz bozulmuyorsa doğru lens almışsınız demektir. Lensin çok gevşek veya çok sıkı olmamasına dikkat edin. Gevşekse gözünüzden düşer, sürekli kayma yapar. Ve görüntü bulanıklaşır. Çok sıkı olunca da rahat hareket edemeyeceğinden uzun vadede komplikasyonlara neden olabilir.

Gelelim lens kullanımına. En ama en önemli konu hijyen. Lensleri takıp çıkartmadan evvel hem de her seferinde ellerinizi iyi yıkamanız gerekir. Göz hassastır. Ufacık toz kaçsa kızarır, sulanır, mikrop kapar bilirsiniz. ‘Gözüm gibi bakarım’ denir değer verilene sahip çıkmak adına. Lensinizi temizlemek için hangi adımları izlemek gerek? Ellerinizi yıkadıktan sonra lensi avucunuzun ortasına koyun üzerine bir iki damla lens solüsyonu dökün. Tırnak değdirmemek işin püf noktası. Tırnakla lensi çizer hatta yırtarsınız. Çizik oluşunca gözde batma hissi yapar ve lensin üzerinde mikrop ürer. Tırnak değdirmeden lensi hafifçe ovalayın sonra tekrar solüsyon dökerek durulayın. Saklama kaplarının temiz olduğuna emin olun. Kutuya yeterli miktar solüsyon dökün ve lenslerinizi koyduktan sonra kapakların iyice kapandığından emin olun. Lensinizi dezenfekte ettiğiniz için mikrop kapma riskiniz azalacak, sıvıda kaldığı için de sertleşip kurumayacaktır. Her gün en az dört saat solüsyonda bekletin lenslerinizi. Ve unutmayın her gece yatarken gözünüzden çıkartmayı!

Denize girerken, havuzda yüzerken hatta banyo yaparken ne yapmak lazım? Ne de olsa temiz su diye düşünebilirsiniz ama bu kadar basit değil. Suyla temas etmesi lensin yapısını bozabilmekte. O yüzden çeşme suyuyla veya içme suyuyla yıkamak yerine özel solüsyonla temizlenip saklanıyor. Yoksa tutardınız musluğun altına, yıkardınız bir güzel. Banyo yapmadan lensinizi temizleyin ve kutusuna koyun. Siz yıkanıp, giyinip, hazır olana kadar lensiniz de biraz dinlensin. Deniz veya havuza illa lensle girecekseniz deniz gözlüğü takmanızı öneririm. Su ile temasını önlemiş olursunuz. Her suya girdiğinizde hemen mikrop kapacak değilsiniz. Ancak bir kere kaptınız mı kaptığınız mikrobun çeşidine göre iş ciddileşir ve körlüğe kadar gider. Gözünüzü korkutuyorum sanmayın, ben sadece gözünüzü koruyorum.

Sağlıkla kalın.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s