Her şeyin başı sağlık

Her şeyin başı sağlık 

Dr. Ahu PAKDEMİRLİ

‘Her şeyin başı sağlık.’ Bu klişe cümle ne kadar da doğru aslında. Kariyermiş, paraymış, pulmuş! Tamam onlar da lazım ama sağlık olmadan hiç birinin anlamı yok. İşte bu yüzden sağlık hizmeti sunulan yerlerin (hastane, klinik, dispanser…) kaliteli olması, en önemlisi de hizmeti verecek olanların iyi donanımlı olması gerekir. Doktorundan hemşiresine, teknikerinden sekreterine kadar sağlık hizmeti sunan her basamaktaki çalışanlar iyi eğitimli, iletişim becerileri güçlü, araştırmacı ruhlu, yeniliklere açık, insan haklarına saygılı olmalılar.

Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tüm bu saydığım özelliklerini öğrencilerine kazandırmayı hedefleyerek iki yıl eğitim verdiği sekiz programdan bu yıl 105 öğrenci mezun etti. Anestezi, ilk ve acil yardım, nükleer tıp, radyoterapi, odyometri, tıbbi dökümantasyon ve sekreterlik, tıbbi görüntüleme, tıbbi laboratuvar programları hali hazırda Dokuz Eylül Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu bünyesinde bulunmakta. Bu programlarda teknikerler yetiştirilmekte. Siz bu teknikerleri sağlık sektörünün her yerinde görmektesiniz. Laboratuvarda tahlillerinizi yapan, size ambulansta veya olay yerinde ilk müdahalede bulunan, ışın tedavisi alırken her an yanınızda olan, işitme testi yaptırırken sizinle ilgilenen, hekimi aradığınızda telefonla size ilk ‘alo’ diyen hep onlar.

21 Kasım 1989 tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu kurulmuş, kurucu müdür de Çocuk Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Necla Çevik. Kuruluşunun 25. yılında yani çeyrek asırda pek çok yeniliklere imza atmış bir okul burası. Bu yıl da ilk kez Nükleer Tıp Teknisyenlik Programı’ndan mezun verdi. Yüksekokul Müdürümüz Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Atila Akkoçlu mezuniyet törenindeki konuşmasında yeniliklere açık olmayı ve inovatif bakışı vurguladı. ‘İşte 25 yıllık başarılı programları ve istekli genç eğitici kadroları ile kendini kanıtlamış okulumuzda, sağlık sektörünün günümüz tıbbını ve bunlara yönelik gelecek beklentilerini göz önüne alarak biyo-teknoloji, tıbbi genetik, moleküler biyoloji, patoloji, biyomedikal, tıbbi tanıtım pazarlama ve deney hayvanları laboratuvar  teknikerliği ile evde hasta bakım (yaşlı, diyaliz, solunum yetmezlikli oksijen kullanan, uyku apneli cihaz kullanan…) gibi yeni teknikerlik programları açmak için düğmeye bastık ve hazırlıklara başladık. Hedefimizi ülkemizdeki eşdeğer okullara göre daha iyi eğitim veren, yenilikçi, üretken, öncü, sağlık sektörü ve hastalara hizmet için aranan programları olan, başarılı elemanlar yetiştiren ve tüm bu özelliklerinden dolayı öncelikli tercih edilen ulusal/uluslararası standartta bir okul olarak belirledik. Okulda bir heyecan oluşturarak, mezunların daha iyi yetişmeleri ve kendilerine güven duygusu sağlayabilmeleri için bazı programların 2 yıllık sürelerini az bularak, eğitimi iyileştirmeyi, mesleki İngilizce bilgilerini iyi bir düzeye getirmeyi ve sonuçta okulumuzun yeni ilave edilecek programları ile 4 yıllık, 3 yıllık ve 2 yıllık programları da olan bir ‘FAKÜLTE’ haline gelmesini arzuladık ve bunu başarmak için de karar aldık.” derken bizlere bir fakülte sinyali yakmış oldu. Sağlık sektöründe çalışanların her açıdan donanımlı olması gerek diyoruz ya, işte bazı bölümlere 2 yıl yetmediğinden 4 yıllık olması planlandı.

Önlerinde upuzun hayatı olan pırıl pırıl bu gencecik insanlara başarılar diliyorum. Yolları açık olsun. Ettikleri meslek andını her daim hatırlasınlar. Hatırlasınlar ki insana, etik değerlere ve mesleklerine sevgi ve saygıyla bağlı kalsınlar.
Sağlıkla kalın.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s