Fatal Rejim

Fatal Rejim

Dr. Ahu PAKDEMİRLİ
Nisan ayında bir gevşeme bir rahatlama sormayın gitsin. Baharın getirdiği rehavete kapılıp egzersiz yapmayı bırakmak aslında hiç akıl karı değil! Yok Çocuk Bayramı hadi onlara değişiklik olsun hamburger yedirelim, yok bugün misafir geldi pasta yiyelim derken bir bakmışsınız ki sabah tartıda ibre istenmeyen rakamların üzerinde.
Nisan mayıs ayları tam diyet zamanı. Çünkü insanın aklı başına gelir. Kalın kıyafetleri kenara bırakınca ve tatil planları kurarken giyeceğiniz mayoyu düşününce dolaptaki son çikolata hiç de tatlı gelmez birden. Aslında tam tersi bir anda hayatınızda hiç çikolata yememişçesine aş eresiniz. Kendinize yasakladığınız yiyecekler müthiş cazip görünür gözünüze.
Hepimizin hayalidir istediğimiz kiloya bir çırpıda ulaşmak. Sihirli değnek değse de midem küçülse, iştahım kapansa deriz. Kiloyu nasıl vereceğimize dertleniriz, spor yapacak vakit bulamamaktan yakınırız. Sonra tüm bunlara inat arkadaşlarla buluşur çiğdemli gevrek yeriz çok lazımmış gibi!
Diyetisyenler ve endokrinologlar dönem dönem beslenme alışkanlıkları hakkındaki bilgileri değiştirirler. Bizlere öğretilen 3 ana 3 ara öğün almak. Sık sık azar azar yemek sağlıklı denirken son yıllarda bunun karşıtı tezler sürüldü. Yatmadan önce ılık süt için denirken şimdilerde akşam 18:00’dan sonra boğazınızı düğümleyin ağzınızı sadece su ve şekersiz çay için denildi. Eğrisi doğrusu hala tartışılmakta. Diyetler de keza benzer şekilde protein ağırlıklı mı olsun dengeli mi gibi ekoller arası farklılık göstermekte.
Bilinen bazı gerçekler var ki bunlar değişmez;
 1.Günde 3-3,5 litre su tüketin. Çay, kahve, koladan bahsetmiyorum. ‘SU’ için. Özellikle egzersiz yapanlar daha fazla içsin. Örneğin yüzme sporuyla uğraşanlar terlemez ama solunum yoluyla çok su kaybeder, bunu telafi etmek için bolca su tüketmeliler. Çocuğunuzu yüzmeye gönderiyorsanız yanına su koymayı unutmayın.
 2.Günlük işlerinizi birazcık teknolojiden uzak yürütün. Örneğin iki adımlık yere arabayla değil bir zahmet yürüyerek gidin. Merdivenlerden yukarı yürüyerek çıkın asansörü inerken kullanın, çünkü merdiven inmek dizlere zararlı.
 3.Yaşam tarzınızda değişiklikler yapın. Diyetler bittikten kısa süre sonra kiloların geri alınmasının nedeni bu. Eğer az ve dengeli beslenmeyi, egzersiz yapmayı, su içmeyi hayat felsefeniz haline getirmezseniz isterseniz 50 kilo verin yine geri alırsınız!
 4.Konu komşudan duyma; onun sapı bunun çöpü kaynatıp içme gibi yöntemlere başvurmayın. Kilo vermek için otacı olmaya gerek yok.
 5.Mantıklı olun, makul hedefler belirleyin kendinize. 1,70’lik boyunuzla 45 kilo olmak ya da 1 ay içerisinde 20 kilo vermek gibi hayaller kurmayın.
 6.Fatal Latince ‘ölüm’ demek. Hiç bir şey yemeden yaşanılmaz. ‘Depodakileri kullanırım’ dediğinizi duyar gibiyim. Ama evdeki hesap çarşıya uymaz. Hızlı kilo vermek şok rejimler uygulamak sağlığınızı bozar. Benim tabirimle Fatal Rejimden (ölümcül rejim) uzak durun. 3-5 kilo vereceğim diye sağlığınızla oynamayın.
 7.Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Siz de kendi rejiminizi kendiniz belirleyin. Örneğin her sabah yürüyüş yapmak ben de isterim. Ama hafta içi rutinde yaptığım ve değiştiremeyeceğim işlerim var; kahvaltı hazırlamak, iki çocuğumu okul servisine yetiştirmek, eşimi yolcu etmek sonra da hazırlanıp işe gitmek gibi. Sabah 6’da kalkar yürürüm desem kendime yalan söylemiş olurum. Demek ki zamanlama bana özel.  Yürüyeceğim süre ve mekan da. Yeter ki bahane üretim ‘vaktim yok’ demeyelim.
 8.’HAYIR’ demeyi bilelim. Biz aman ayıp olmasın diye ikramları geri çevirmeyen bir toplumuz. Kişinin kendisine yaptığı kötülüğü başka kimse yapmaz. Kibarca hayır demeyi öğrenelim.
 9.’Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim’ sözü ne kadar da doğru. Eğer arkadaş grubunuzdakilerin sürekli içi kıyılıyor ve yemek yiyorsa buna bir dur deyin. Hem kendi hem dostlarınızın sağlığı için.
10.Çocuklar taklit eder, anne-babalarını rol model alır kendilerine. Çocuğunuza zorla kereviz yedirirken siz kola içiyorsanız, sigaranızı tüttürüp tv karşısında otururken ‘aaa bak basketbol oynamalısın boyun uzar’ diyorsanız bilin ki bunların hiçbir kıymeti yok. Bir musibet bin nasihattan iyidir!
Sağlıkla kalın.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s