Ruhunda var

Ruhunda var 

 Dünyanın bir ucundan taa Amerika’dan bir Türk genci Deniz Berk Özgören düğmeye basılıyor ve İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Teknoparkı olan DEPARK Zeytin binasındaki 3 boyutlu yazıcıda DEPARK’ın ilk genç girişimcisi Onur Keskin organ modellemesi yapılıyor! “Bilim kurgu filmlerinde olur ancak bunlar hayal” demeyin. Akıl almaz işler başarılıyor ve başarılacak burada.

Geçtiğimiz günlerde Zeytin Binası’nın açılışını yaptık. Konferans salonunda yer kalmayınca merdivenlere oturdu insanlar. Dünyanın en prestijli iki üniversitesinde görev yapan Türk bilim insanlarıyla video konferans yapıldı. Salondaki 460 kişiye seslenen Massachusetts Institute of Technology üniversitesi kısaca MIT’den Prof. Dr. Mehmet Toner ve Harvard Üniversitesi’nden Prof.Dr. Gökhan Hotamışlıgil DEPARK’ı kutladı. Bu girişimlerin beyin göçünün önleyebileceğini hatta tersine çevirip yurtdışındaki Türklerin ülkelerine dönmesi için fırsat olacağını vurguladılar. Gençliğe önem verilmesi, gençliğe yatırım yapılmasınının gerekliliğini anlattılar.

DEPARK Yönetim Kurulu Başkanı ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Özgören ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Genel Müdürü Doç. Dr. Cevahir Uzkurt da konuşmalarında DEPARK ile insanlığa büyük hizmetler verileceğini söylediler.
Rektör hocamız Prof. Dr. Mehmet Füzün ise yine harika konuşmasıyla noktayı koyan isim oldu. Sanayi ve üniversiteyi birbirine kavuşamayan iki aşığa benzeten rektör hocamız, “DEPARK’ı evlendirme dairesi olarak düşünün, sanayi ve üniversitenin birlikteliği burada olacak. Bunun sonucunda da ürünleri doğacak” dedi. Böylece sağlık teknoparkının işlevini bu güzel örnekle özetledi.

Zeytin Binası ise her salonunda ayrı bir süprizle karşıladı misafirlerini. Binaya girdiğinizde ilk başta koca koca heykeller, fotoğraflar, renk renk koltuklar, zeytin ağaçları dikkatinizi çekse de gezdikçe daha da keyif veren bir ortamla karşılaşıyordunuz. Bir kapının ardında zeytinin günümüze yolculuğu ve Lorenzo’nun Yağı adlı film gösterilirken, bir kapının ardında eski tıbbi cihazlar sergileniyordu. Bir kapıdan girince ilkokul öğrencilerinin hazırladığı inovasyon ürünleri, birinin ardında 3 boyutlu yazıcı (3D printer) ile organ yapımına tanık oluyordunuz.
Geçmişten gelece, dünyanın her yerine, kısacası zaman ve mekandan bağımsız sınır tanımayan, gençlere fırsat sunan, doğa ve çevre bilinciyle sanatı ruhunda taşıyan, bahçesinde bisiklet park alanları bulunan, bilimi sanayi ile birleştiren bir yer burası.

Basit bir örnek vereyim. Daha 8. sınıf öğrencisi olan Parla Karabağlı’nın işitme engelli bir kişinin koluna takınca adını seslendiğinde titreşen ve ışığı yanarak alarm veren bir kol bandı icadı olduğunu ve bunun patentini aldığını biliyor muydunuz? Sergilenen eserler arasında vardı. Hiç elektro-keman dinlediniz mi? Geleceğin müziğiyle tanışma için harika bir ortamdı.
Sergilerin çoğu 1 hafta daha Zeytin Binasında. Yolunuz düşerse diye…
Sağlıkla kalın.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s