Yaprak dökümü

 

Yaprak dökümü
Dr. Ahu PAKDEMİRLİ
Kasım ayı bana hep hüzünlü gelir. 10 Kasım’ın hüznü ile başlar, yağan yağmurlarla devam eder. Ama artık sadece hüzün değil aynı zamanda UMUT ayı Kasım. Çünkü “Organ Bağışı Haftası” ile dikkatler organ nakline ve organ bağışına çekilmekte. Pek çok hastaya yaşam umudu sunulmakta.

Geçenlerde Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Astarcıoğlu ile organ nakli konusunda uzun uzun sohbet etme fırsatım oldu. İbrahim Hocam aynı zamanda DEÜ’de karaciğer nakillerini de gerçekleştiren ekibin başı. Organ nakillerini rakamlarıyla anlattı.

Ülkemizde yapılan organ nakillerinin %98’i böbrek ve karaciğer nakilleri. Yaklaşık 3000 böbrek, 1000 karaciğer, 60 kalp ve azalan sayılarla akciğer ve pankreas nakli yapılıyor. Bunların da büyük çoğunluğu canlıdan alınan organlar. Basit anlatmak gerekirse ailenizden birine böbrek gerekiyor siz de gidip 1 böbreğinizi veriyorsunuz, ya da karaciğer nakli gerekli siz de karaciğerinizden bir parça veriyorsunuz. Bu durumda size canlı donör (verici) denir. Bir de beyin ölümü gerçekleşen, tıbben ölü kabul edilen kişiden ailesinin izniyle organ naklediliyor. Bu duruma kadavradan nakil denir. Avrupa’da kadavra donörler çok fazla olduğundan canlı vericiye pek gerek kalmazken bizde tam tersi! Avrupa’da canlı nakil sadece %15’lerde. Bizde ise böbrek nakillerinin %82’si, karaciğer nakillerinin de %75’i canlıdan naklediliyor ki bunlar yüksek rakamlar. İşte tam da bu noktada organ bağışına önem verilmesi gerektiği çıkıyor ortaya. 

Türkiye’de 1400 civarında beyin ölümü rapor ediliyor, bağış oranı ise %26! Oysa ihtiyaç çok daha fazla. Problem sadece organ bağışının az olması da değil. Beyin ölümü tanısı sayısı da az. İspanya’dan İtalya’ya yine Avrupa’nın pek çok ülkesine baktığımızda milyon kişi başına beyin ölümünün 4.7 olması gerektiğini görüyoruz. Nüfusumuz 80 milyonsa beyin ölümü sayısı neredeyse 2000 olmalı. Ama 1400, demek ki arada açık var. Acaba bu açık neden kaynaklanıyor? Neden daha az tanı konuyor? Devlet ve üniversite hastanelerinden beyin ölümü tanısı ve organ bağışları çıkarken özel hastanelerde bu sayı neden az? Özel hastaneler de üzerine düşeni yapmalı demek ki!!!

Herkese iş düşüyor. 

Sağlıkla kalın.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s