Yaşam kaynağı ‘SU’

Yaşam kaynağı ‘SU’

29 Haziran 2013, 09:29
Yaşam kaynağı 'SU'

Dr. Ahu PAKDEMİRLİ
İnsanın yaşayabilmesi için bedeninde düzenleyici sistemlerin dengede ve sabit tutulmalıdır. Beden sıcaklığı, kan basıncı (tansiyon), asit-baz dengesi ve en önemlisi sıvı elektrolit dengesinin korunması gerekir. Beden ağırlığımızın %60’ı sıvıdır. Örneğin ben 55 kiloyum, demek ki 33 litre sıvı var bedenimde. Sıvı deyince aklınıza sadece ‘kan’ gelmesin. Bu sıvıların 2/3’ü hücrelerin içinde bulunurken üçte biri ise damar içindeki sıvılar, dokuların arasındaki sıvılar ve boşluklardaki (eklem aralığı gibi) sıvılardan oluşur.

Dokulara baktığımızda haliyle en çok suyun kanda olduğunu görürüz. Böbreklerimizde, kalbimizde, akciğer, dalak, kas, beyin, deri ve karaciğerimiz de de su bulunur. En az su ise yağ dokusundadır.

Yaşa göre baktığımızda suyun önemini daha iyi anlarız. Çünkü anne karnındaki 15 günlük bebeğin (embriyo) %92’si su iken yeni doğanda %77, 3 aylık bebekte %66, 15 yaşında % 59, 50n yaşında % 55 ve 60 yaş üstünde %52’dir su oranı. Kısacası yaş ilerledikçe bedendeki su azalır. İnsan bedenindeki suyun %10’unu kaybedince hayati tehlike yaşarken %20 su kaybına dayanamaz ve ölür. Ciddi su kaybettiren kusma ve ishallerle giden hastalıklar ve ağır yanıklarda bu yüzden ölümle sonuçlanır.

İyi de neden bu kadar önemli su? Sadece sıcak havada hararetimizi alsın diye mi içeriz, yoksa böbreklerimiz çalışsın diye mi? Su gerçekten yaşam sıvısıdır. Hücrelerimizin ihtiyacı olan maddeleri su taşır. Hücrelerin işlevlerini yapmaları için gerekli katı maddeler suda çözünür. Hücrelerde metabolizma sonucu oluşan atıkların böbreklerimiz, akciğerlerimiz, derimiz ve sindirim sistemimiz ile bedenden uzaklaştırılmasını sağlamak için suyla bu organlara taşınır. Beden sıcaklığını dengede tutmak için de su lazım. Kan hacmini dengelemek, beyin-omurilik gibi organları dış etkilerden korumak ve besinlerin sindirimine yardımcı olmak da suyun başlıca görevlerindendir.

Bedenimizdeki sıvı dengesini korumak için aldığımızla verdiğimizin eşit olmalı. Sağlıklı bir yetişkinde 1500ml idrarla, 400 ml solunumda buharlaşmayla, 400ml deriden buharlaşmayla, 100ml terle ve 100 ml gaita (büyük abdest) ile toplamda 2500 litre sıvı her gün vücuttan atılır. Bu yüzden günde 2-2,5 litre su için denir. Elbette sıcak havalarda sıvı kaybı fazla olduğundan içilecek su miktarı da arttırılmalı. Tam dersi böbrek yetmezliklerinde, diyaliz hastalarından idrar çıkışı olmadığından ya da yetersiz olduğundan hastalara sıvı kısıtlaması yapılır. Tansiyonu yükselen birine neden idrar söktürücü verilir sorusunun cevabı da su dengesinde saklıdır. Kan hacmi artınca tansiyon artar, eğer idrarla su atılırsa kan hacmi azalır ve tansiyon normale döner. Yüksek tansiyona dayanamayıp kanayan damarlarda da benzer mantık vardır aslında. Susama merkezinin uyarılması ve salınan bazı hormonlarla beden su tutar ya da atar.

Hayat dengeler üzerine kurulu. Her şeyin aşırısı zararlı. Yaşam için elzem olan ‘SU’ için de değişen yok. Yeterli miktarda almak beden iç dengesi için şart.

Sağlıkla kalın

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s