Karne aslında uyarıdır

15 Haziran 2013, 10:04
Karne aslında uyarıdır

Dr. Ahu PAKDEMİRLİ
Koca bir eğitim – öğretim yılının daha sonuna geldik. Karne almak ise bir yılın özeti, kaç gün okula gidilmemeş, hangi dersten ne not alınmış, öğretmen ve arkadaşlarla ilişkileri yani çocuğun davranışları neymiş. Hatta bazı karnelerde kaç kitap okuduğu da yazar. Kimisi karnesiyle gurur duyar kimisinin umrunda bile olmaz kırık notlar. Ama esas sıkıntı karnesindeki notu beğenmeyen, arkadaşlarına alay konusu olacağını düşünen, ailesinin beklentilerini karşılayamadığı hisseden, kötü notlar yüzünden şiddete maruz kalacak olan çocuklarda.

Acı bir gerçek ki her sene karne sonrası evden kaçan , intihar eden ya da teşebbüs eden , ailesinden not yüzünden dayak yiyenler var. Anne babaların yaptığı en kolay iş genelde tüm suçu çocuğa yüklemek olur. Sen şöylesin sen böylesin diye olumsuz eleştirilerle psikolojik şiddet uygulamak, hakaretlerle onurunu ve özgüvenini yıkmak büyük hata! Oysa anneler-babalar kendilerine dönüp bakmalı. Sorunlu çocuk yoktur, sorunlu anne-baba vardır!

Karne aslında uyarıdır. Sadece çocuğa değil aileye uyarıdır. Elbette her çocuk bir değil. Sizin çocuğunuz matematikte iyiken komşununki resimde iyi olabilir. Arkadaşlarıyla kıyaslamak ya da sürekli “bak falancanın oğlu nasıl çalışkan sen neden böylesin?” demek çözüm değil.

Öncelikli olarak çocukla iletişimde kopukluk var mı, aile ilişkisi ne durumda gözden geçirilmeli. Psikologa danışmak ayıp değil, nasıl davranacağınızı ne yapmanız gerektiğini bilemiyor kendinizi çcuğunuzla olan ilişkinizde çıkmaz sokakta hissediyorsanız mutlaka destek alın. Ergenlik dönemi sıkıntılı bir süreç. Kendini arkadaşlarına beğendirmek telaşı, arkadaş çevresinde yer edinme derdi çoğu kez derslerden daha önemli gelir. Çocuğunuzla konuşmak, nasihat vermektense dinlemek anlamaya çalışmak daha kıymetli. Ama unutmamak lazım ki çocuğunuzun özgür yetişkinler olmasını istiyorsanız kurallar koymalısınız. Özgür birey yetiştirmek için sorumsuzca kendi haline bırakmak, “kendi tercihi” demek yanlış bir tutum olur. Bazı yaptırımlar olmalı, asla şiddetle değil, cezayla da değil!

İç dünyanızı çözdükten sonra dış koşullara bakın, evdeki ders çalışma koşullarını gözden geçirin. Gürültü, aydınlatma, dağınıklık gibi çalışmayı etkileyen çevre şartlarını iyileştirin. İyileştirin ki seneye aynı sorunlarla karşılaşmayın.

Karne alan çocuklarınıza bir bakın, umduğunuz notlar olmayabilir ama çocuğunuz 1 yıl daha büyüdü, sağlıklı ve yanınızda. Kırık not için kalp kırmayın!

Sağlıkla kalın.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s