Beyin Ölümü

Beyin Ölümü

Dr. Ahu PAKDEMİRLİ

İnsanı insan yapan, diğer tüm canlılardan ayıran en önemli farkımız beynimiz. Hayvanlarda yok mu, var ama insan beyninin fonksiyonları ve yapabildikleri çok daha fazla. En basiti biz konuşabiliyoruz hem de farklı dillerde, şiir okuyup duygulanıyoruz , enstrüman çalabiliyoruz…

Bedenin tüm organları önemli ama beyin müthiş. Zaten son yıllarda yapılan araştırmalar hep beyinle ilgili. Alzheirmer tedavisi, öğrenme-bellek testleri, depresyon ve daha pek çoğu…Peki bu önemli organ ölürse ne olur? Kalp sağlamken, vücudun diğer organları iş yapar durumdayken beyin ölür mü?

İlk kez 1968’de Harvard’da tanımlandığı için Beyin ölüm kriterleri veya Harvard Kriterleri denir. Dünyanın her yerinde beyin ölümü gerçekleşti dendiği zaman aynı şey anlaşılır böylelikle. Bir pıhtı (emboli), beyin kanaması, kafaya alınan ağır darbe (travma), beyindeki fıtıklaşma (herniasyon) , beyin ödemi, beynin oksijensiz kalması gibi durumlar sonucunda beyin iş yapamaz hale gelir ve geri dönüşümsüz olarak fonksiyonlarını kaybeder. Beyin sapında solunum merkezi olduğundan bu bölgenin fonksiyon kaybı ile kendiliğinden solunum durur. Sadece solunum durması değil, gözler sabitlenir, öüğrme ve öksürük refleksleri kaybolur. Bunun yanında Babinski refleksi denen ayak tabanının çizilmesiyle parmakların oynaması, bazı tendon reflekslerinin görülmesi beyin ölümü tanısını erteletmez. Beyinde elektriksel aktivite durur böylece çekilen EEG’de düz çizgi çıkar.

Beyin ölümü bitkisel hayattan farklıdır. Okuduğum bir makalede çok güzel bir benzetme vardı. Diyor ki bitkisel hayattaki bir kişi saksıdaki çiçeğe benzer, ihtiyaçlarını karşıladığınız sürece yaşar. Ama beyin ölümü olan kişi vazodaki çiçek gibidir, ne yaparsanız yapın çiçek solacaktır. Tabii bu yüzden kararı vermek de tek kişinin yapacağı iş değil. Kanunen nörolog (beyin ve sinir hastalıkları uzmanı), nöroşirürjen (beyin cerrahı), anesteziyolog (anestezi ve reanimasyon uzmanı) ve kardiyologdan (kalp uzmanı) oluşan bir heyet beyin ölümüne karar verir.

Beyin ölümüne karar verildikten sonra hasta ya organ nakli için verici olabilir, ya ailesi solunum cihazlarının makinelerin fişlerinin çekilmesine onay verir ya da son beklenir. Organ nakli için bekleyen pek çok hasta var ve ne yazık ki sıra gelmeden ölen sayısı oldukça yüksek. Kimse yakınını sevdiğini kaybetmek istemez. Kimse “beyin ölümü gerçekleşti hastanızda” lafını duymak istemez. Ama er ya da geç yaşayan her canlı ölümü tadacak. Bu yüzden organ bağışlamak, bir canı kaybederken bir canı hatta çoğu kez birden fazla canı kurtarmak hem acınızı hafifletir hem insani görevinizi yapmanın mutluluğunu verir.

Sağlıkla kalın.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s