Nasıl öğreniriz?

Nasıl Öğreniriz?
Arabanın direksiyonunun başına geçtiğiniz ilk günleri hatırlıyor musunuz? Nasıl da acemi olur insan. Herşeyi sırasıyla yapmaya çalışır, tekerlek kontrolü, koltuk ayarı, dikiz aynası derken hep bir sonra ne vardı düşüncesiyle hareket edilir. Sonraları zamanla alışır daha önemlisi öğrenir; otomatiğe bağlanır. Bir sonraki hareket düşünmeden yapılır, bir bakmışsın elin viteste ayağın debriyajda. İyi de ben bunu düşünmeden nasıl yaptım? Nasıl otomatikleşir hareketler?

Benzer şekilde piyano çalarken de acemice gezinir parmaklar piyano tuşlarının üzerinde. Gözler notaları okuyup anlamaya çalışırken hiç olmadık sesler çıkartılır yanlışlıkla. Çalışa çalışa her geçen gün daha iyi çalarsınız. Sonunda gözü kapalı bile çalar hale gelirsiniz. İyi de kim oynatır o parmakları? Yoksa parmaklar mı ezberledi her melodiyi?

Kafatasımızın içinde sadece beyin yok. Beyincik (serebellum), omurilik soğanı (pons), hipofiz, hipotalamus gibi başka yapılar da
yeralır ki bunların da görevi önemli ve hayatidir. Bilimadamları deneyler araştırmalar yaparken beynin neresine değdiklerinde
bedenin nasıl yanıt verdiğini incelemiş. Örneğin beynin bir noktasına değmişler hastanın kolu oynamıyor, demek ki kolu oynatan
merkez burası denmiş ya da başka bir noktaya basınca hastanın konuşması bozulmuş böylece konuşma merkezinin yeri anlaşılmış. ‘Beyincik’ bizim dille ‘serebelluma’ değdiklerinde hiç birşey olmamış. Hastanın ne kolu oynamış ne bacağı ne de konuşması bozulmuş. ”Sessiz beyin” burası demek ki bir işe yaramaz diye düşünürken beyinciği yaralanmış hasarlanmış hastaları görünce anlaşılmış işlevi. Dengemizi sağlamada çok ama çok önemli olan beyincik öğrenmede de rolü büyük. Bir hareketi öğrenirken beynimizle düşünürüz ama bunu otomatiğe bağlamak beyincikle olur. Dans etmeye ilk başladığınızda eşinizin ayağına basar ve hareketleri kaba saba yaparsınız. Çalıştıkça hareketleriniz yumuşar göze daha hoş gelir. Çünkü görevi beyincik devralmıştır artık.
”Kırık ayna” başlıklı yazımda ayna nöronu ve ”Nöroplastisite” başlıklı yazımda da aslında öğrenmenin diğer etmenlerini yazmıştım. Yani beyinde taklit ederek öğrenmemizi sağlayan ayna nöronlarla, beynin kullandıkça gelişen beyin hücreleriyle (nöroplastisiteye uğramasıyla) ve beyincikteki hücrelerle hareketleri öğreniriz. Beynimizle öğreniriz ama tekrarlamak ve çalışmakla mükemmelleşiriz. Her ne öğreniyorsanız ister matematik olsun ister tenis tekrarlamak, çalışmak, çabalamak gerek.

Sağlıkla kalın.

20130127-131959.jpg

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s