Kanser Dosyası 1

Kanser günümüz dünyasında çok ciddi ve ölümcül bir sağlık sorunu. Aslına bakarsanız MÖ 460-370’lerden beri kanser var yani pek de yeni bir konu değil! Tıbbın babası Hipokrat’a dayanır çünkü ilk kez “carsinos”, “carcinoma” adıyla tümörü tanımlamış. Yunanca kanser yengeç demek ve muhtemelen kanserin yayılımını yengece benzettiğinden bu adı koymuş.

Kanser tek bir hastalık değil. Düzensiz büyüyen hücrelerin çevre dokulara yayılmasıyla karakterize. Normalde hücre büyür, bölünür ve ölür . Hayatın ilk yıllarından sonra çoğu hücremiz sadece bedenimizde hastalık ya da kazayla hasar oluşunca ölen hücrelerin yerini doldurmak için çoğalır. Hücre ne zaman çoğalıp ne zaman duracağını bilir. Ama gel gör ki kanser hücresi arsız bir hücredir. Ölümü yavaş ama çoğalması çok hızlı olur. Bu yüzden ölümsüz gibi görünür!

DNA dediğimiz genetik şifremizde hayat boyu hasarlar oluşsa da mükemmel yaratılmış olan bedenimiz DNA’yı tamir eder. Böylelikle hem genlerimizle bir sonraki nesile aktarılmamış olur hem de bizi kanserden korur. Eğer DNA hasarlanırsa ve onarılmazsa hücreler delice çoğalır, değişim geçirir. Bağışıklık sistemi de bununla baş edemezse uzun bir sürecin ardından kişi kanser olur. Bu da bize neden 1 tane sigara içenin kanser olmadığını ama paket paket içen birirnin akciğer kanserine yakanladığını açıklar. Sigaranın kanser yapan maddeler (kanserojen) içerdiği ve günde 1 paket içen kişinin akciğer kanseri olma riskinin içmeyene göre 40 kat fazla olduğu bilinen bir gerçek. Öbür yandan her sigara içen kanser olmaz. Demek ki tek bir neden kanser yapmaz. Nasıl ki kanser tek bir hastalık değil, sebebi de tek değil.

Kanserli biri miras olarak bozuk DNA’sını çocuklarına bırakabilir, ailesel geçiş olabilir. Ama tüm kanserlerin %15’i ailesel bu demek oluyor ki 100 kanser hastasının 15’i bu kötü gen mirasını almış. Peki geri kalan 85’i ne olmuş da kanser olmuş? Tek sebep olmamakla birlikte çoğunlukla çevresel etmenler (kimyasallar, radyasyon ve virusler) kansere neden olur. Avustralya’da cilt kanseri sıklığı Japonya’nın 155 katı! Bu sadece genlerle açıklanamaz. Çok güzel araştırmalar var bu konuda. Örneğin Japonya’da mide kanseri çok sık. Sadece genetik yani ailesel olsaydı Japonlar dünyanın neresine giderse gitsin mide kanseri olurdu. Oysa ki Hawaii’ye göç eden Japonlarda zamanla mide kanserinin azaldığı görülür. Tam tersi meme kanseri Japonya’da azken Hawaii’ye göçen Japonlar’da fazla, öyle ki 2. kuşak göçmenlerde yerel halkla risk aynı!

Gelişmiş ülkelerdeki ölümlerin dörtte birinden sorumlu kanser. Dünya sağlık Örgütü 2000 yılında 10 milyon olan kanser hastası sayısının 2020’de 15 milyon olacağını öngörür. Dünyada 2001 yılında kanserden ölen kişi sayısı 7 milyon. Ama değiştirilebilir riskler önlenseydi bu %35 azalacaktı. Az bir sayı değil bu neredeyse üçte biri kurtulacaktı demek.

Peki kanserden nasıl korunur insan?

Sağlıkla kalın

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s