Gören Gözler

Gören Gözler

Beş duyumuzdan biri olan görmek hayatımızda çok önemli yere sahip. Gün içinde yaşarken, öğrenirken, keyif yaparken hep gözlerimizi kullanırız. Dinlenirken sadece gözlerimizi kapatırız ama ruhumuzu dinlendirirken örneğin bir manzaraya bakarken yine iş gözlerde biter. Basit ihtiyaçlarımızı karşılamaktan sanata spora hep gören gözlerimizle yaşarız hayatı. Peki ya o gözler görmüyorsa?

Annenin gebeliği sırasında geçirdiği kızamıkçık (rubella), parazit enfeksiyonu (toksoplazma) nadir de olsa su çiçeği (varisella) bebekte körlüğe neden olur. Bazı ilaçlar, radyasyona maruz kalmak, kazalar ve en önemlisi genetik etmenler de doğuştan görme engelli yapar bebeği. Kalıtımsal retina bozuklukları, tavuk karası (retinitis pigmentosa), kalıtımsal görme siniri dokusunda gerilik, genetik nedenli doğuştan katarakt, genetik nedenli doğuştan glokom, göz küresinin küçüklüğü veya yokluğu, retinoblastoma ve albinizm kalıtımsal körlük nedenleri olarak sayılır.

Diyelim bunların hiçbiri yok ama erken doğum, doğum sırasında ani travma ya da oksijensiz kalmak da körlük yapabilir. Sarılık geçiren yeni doğmuşlara uygulanan fototerapi sırasında gözleri bantlanır bebeğin, yoksa sarılık geçer körlük kalır! Hayatın ilk yıllarında geçirilen beyin zarı iltihabı (menenjit), Chlamidya trochomatis mikrobunun neden olduğu trahom hastalığı, A vitamini eksikliği, göziçi tümörü (retinoblastom) görme kaybı yapar.

Çocukken görüyordu büyüyünce neden görmez oldu derseniz akla yetişkinlerde körlüğe neden olan katarakt, göz tansiyonu (glokom), sarı nokta hastalığı (Makula Dejenerasyonu), retina yırtılması (dekolman), katarakt, ileri evre şeker hastalığı, iş veya trafik kazaları, göz iltihapları, Behçet Hastalığı, beyin tümörleri, multiple skleroz (MS) akla gelir.

Genetik nedenlere bağlı körlükler gelişmiş ülkelerde birinci sırayı alırken gelişmemiş ülkelerde beslenme bozukluğu ve enfeksiyonlara bağlı körlükler ilk sırada yer alır.

Bu rahatsızlıkların kimimin cerrahi ya da ilaçla tedavisi varken kimi geri dönüşümsüz. Görme engelliler zamanla diğer duyularını geliştirmeyi, kabartmalı kör alfabesiyle okumayı, baston ya da yardımcı köpekle hayatları kimseye ihtiyaç duymadan sürdürmeyi öğrenir. Bu elbette kolay iş değil. Pekçok yardım kuruluşları, dernekler ve vakıflar mevcut bu vatandaşlarımıza yardımcı olmak hayatlarını kolaylaştırmak için.

İzmir’de ’35 İzmir 35 Proje’ kapsamında yeralan ‘Gören Gözler’ projesiyle görme engelli vatandaşlara dün Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme bakanımız Binali Yıldırım tarafından telefona benzer özel bir cihaz dağıtıldı. Braille alfabeli tuşları ve sesli yönlendirmeleri olan Gören Göz cihazı telefon, sesli e-posta, sesli saat gibi pek çok ihtiyacı karşılamanın yanında kurumlardan alınan bilgilerle trafik lambalarının yanan renk ve kalan saniye bilgisine ve metro istasyonlarında gelen vagonların son durak bilgisine de ulaşma imkanı sağlayacak. Sevindirici bir haber bu.

Engellilerimizin hayat kalitesini yükseltmek için elele vermeliyiz, devlet, vakıflar, yardımseverler, hekimler, kısacası herkes elini taşın altına koymalı.

Sağlıkla kalın

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s