Sualtı sevdalılarının kabusu: ‘sığ su bayılması’

“Bir kaşık suda boğuldu” diye bir laf var ve ne yazık ki
doğru! Çünkü serbest dalış denen nefes tutularak yapılan dalışlarda
derinliği az olan sularda yüzeye çıkarken meydana gelen bayılmalar
çoğunlukla ölümle sonuçlanır. Ne olur da kişi sığ suda bayılır ve
ölür? Fizikteki Boyle Yasasına göre gazların basınçla hacmi ters
orantılı, yani basınç artarsa hacim azalır. Eh denizde derinlere
daldıkça basınç artar böylece gazların hacmi azalır yani akciğerler
büzülür bizim deyişle akciğerler ‘kollabe’ olur. Tam tersi suyun
yüzeyine doğru çıktıkça gaz basıncı azalır, hacim artar. Bu gaz
kanunu hem vurgunun hem de sığ su bayılmasının mantığını anlamamızı
sağlar. Sualtıyla ilgilenenler bunu çok iyi bilir. Serbest dalış
yani tüpsüz dalarken dalış öncesi bol bol nefes alıp vermek böylece
ciğerlerinizde daha fazla hava depolamaya çalışmak ve kandaki CO2
miktarını azaltarak dip zamanını artırmak amacıyla serbest
dalgıçlarca sıkça kullanılır. Oysa bilinen bir başka gerçek de sığ
su bayılması olan dalgıçların %85′ inin dalış öncesi
hiperventilasyon yaptığı (çok hızlı ve derin soluk alıp vermek)!
Ama solunum merkezi ne kadar çok oksijen olduğuyla değil ne kadar
çok karbondioksit var onunla ilgilenir. Bu yüzden solunum
sistemindeki reseptörler (alıcılar) karbondioksit az olduğundan
solunum merkezini uyarmaz yani refleks olarak solunum olmaz. Dalış
süresince beden oksijen kullanır karbondioksit üretir ve suyun
yüzeyine doğru çıktıkça basınç azalır. İşte bu noktada tam da
yüzeye yakınken sığ suda dalgıcın azalan basınç etkisiyle oksijen
vakumuna dönen akciğerleri kandaki azıcık kalan oksijeni de çeker
ve kanda artan karbondioksit miktarıyla uyarılması gereken solunum
merkezi de uyarılmaz. Dalgıcın beynindeki merkezi sinir sistemi bir
nevi şalter indirir dalgıç farkına bile varmadan suyun içinde
bayılır. Suda bayılmanın sonucunda ya ölüm ya ciddi beyin hasarı
olur. Oksijenin azalmasına “hipoksi”, yüzeye çıkışta son 15 ft’te
yani 5 metrede görülen bayılmaya da “sığ su bayılması” denir.
Yabancı literatürde karşımıza “latent hypoxia” ve “shallow water
blackout” olarak çıkar bu tanımlar. Yapılması gereken ise özellikle
serbest dalışa yeni başlayanların sığ su bayılmasından korunmak
için hipervantilasyondan uzak durmaları. Bir de Scuba dalışta
(tüplü dalış) kullanılan ağırlıkların kullanılmaması gerek. Çünkü
dibe rahat inmek için kullanılan bu ağırlıklık kemerleri sığ su
bayılması durumunda daha hızlı dibe batmalarını ve ölmelerini
sağlar. İlla kullanacaksanız ağırlığın en fazla %40’ını kullanın ki
bayılma durumunda yüzeye ulaşabilme olanağınız olsun. Eğer sizinle
dalan kişi bayıldıysa hemen suyun yüzeyine çıkartıp, maskesini ve
şnorkelini çıkartın. Solunum yoksa suni solunuma başlayın. Yardım
çağırıp hastayı en yakın hastaneye yetiştirin ki temel yaşam
desteği ve oksijen ile hayata döndürülsün. Sağlıkla kalın.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s