Diş deyip geçmeyin!

Diş deyip geçmeyin   Çok çok eskiden beri varolan
bir meslek aslında ”Diş Hekimliği”. Eski Mısır’da MÖ 2700 yani
bundan yaklaşık 4700 yıl önce diş hekimliği uygulamaları var.
Örneğin bugün köprü tedavisi diye bilinen tedavinin ilk denemeleri
ve apse drenajı (iltihabın çekilmesi) hatta papiruslarda (Ebers Tıp
Papirusu) ağız hijyenine yönelik uyarılar bulunur.  
Mezopotamya’daki eski uygarlıklardan biri olan Sümerler de diş
çürükleriyle ilgilenir ama yasalarından dolayı cerrahi çok
gelişmez. Çünkü çok katı Hammurabi yasalarında cerrahi işlemler
sırasında hasta ölürse hekimin elinin kesileceği, kendisiyle aynı
statüde bir kişinin dişine zarar verirse hekimin dişinin
çekileceği, kendisinden daha aşağı statüdeki bir kişinin dişine
zarar verirse hekimin 166 gr gümüş ceza ödemesi yazar.  
Çin de tıp oldukça ilgi gören bir konu tabii diş hastalıkları da.
 Çinliler daha o zamanlarda ağız hastalıklarını üçe
ayırır; iltihaplı hastalıklar, yumuşak doku hastalıkları ve diş
çürükleri. Tarihte ilk diş fırçası kullanan toplum Çinliler! Ve
amalgam dolgunun da fikir babası onlar.   Diş hekimliği
tarihinde ilk tedaviler, Çin ve Eski Mısır’da uygulanır
uygulanmasına da bu işi diş hekimleri değil de nalbantlar,
kırık-çıkıkçılar ve berberler yapar. Eh o yüzden anestezi ve
hijyenle pek oralı olmadan denemeler yaparlar.  
  MÖ 2000’lerde Hipokrates (tıbbın babası) ile gelişen
Yunan Tıbbı ve tabii ağız diş sağlığı çalışmaları görülür. Sadece
Asya kıtasında değil Amerika’da Mayalar, İnkalar, Aztekler de
ilgilenir dişlerle ve tedavi etmeye çalışırlar.   Diş
hekimliğindeki en büyük gelişmeler 600-1500 yıllarında Müslüman
ülkelerde olur. Hz. Muhammed’in misvakla dişlerini fırçaladığını
ağız sağlığına ne kadar önem verdiği bilinir. İbn-i Sina’dan
Akşemsettin’e Razi’den Tabari’ye kadar pekçok Türk ve İranlı
Müslüman hekimlerin  tıp ve diş hekimliği gelişmesine
katkıları gözardı edilemez.   16. yüzyılda Avrupa’da tıpta
gelişmeler insan bedeninin incelenmesi diş hekimliğinde de kendini
gösterir.  18. yüzyılda Fransızca’dan diş çekicisi
anlamında kullanılan  “Diş Hekimi” terimi literatüre
girer. Bu yıllarda ilk diş hekimliği kitabı olan ‘Diş Cerrahı’
Pierre Fauchard tarafından yazılır. Böylece profesyonel diş
hekimliğine ilk adım atılır.  Amerika Birleşik
Devletlerinde diş hekimliği ayrı bir bilim dalı olarak kabul görür
son 200 yıldır!   Osmanlı İmparatorluğunda 1800’lerden
itibaren dişe işlem yapacak kişiden belge istenir.  22
Kasım 1908’de İstanbul’da Tıp fakültesi bünyesinde, “Dişçi Mekteb-i
Aliyesi” adıyla ilk Dişçilik Yüksek Okulu açılır. 1964 yılında
Dişçilik Yüksek Okulunun, Tıp fakültesinden ayrılması ile, İstanbul
Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi kurulur. Her yıl 22 Kasımda
“Diş Hekimleri Günü”, 22-27 Kasım haftasında “Diş Hekimliği
Haftası” ya da ”Ağız ve Diş Sağlığı Haftası” olarak kutlanır.
  İşte bu hafta gazetelerde, dergilerde, televizyonlarda,
sempozyum, seminerlerde yani her yerde ağız ve diş sağlığı
konuşulup tartışılır. Doğru, düzenli ve etkin diş fırçalamayı
çocuklarımıza öğretmeli, (tabii kendimiz de düzenli
fırçalamalıyız), taze meyve-sebze tüketmeli, yalnız dişimiz
ağrıyınca değil belli aralıklarla diş hekimine kontrole gitmeliyiz.
Diş deyip geçmeyin, sağlığın şakası olmaz!   Tüm Diş
Hekimlerinin haftasını kutlarım.   Sağlıklar
kalın.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s