Öğretmenlere Hastalıktan Korunma Önerileri

24 Kasım 1928, Mustafa Kemal Atatürk’ün ”Başöğretmenliği”nin  resmi olarak kabul edildiği tarih. 1981’de yani Atatürk’ün 100. doğum yıl dönümünde ise ülke çapında ‘Öğretmenler Günü’ kutlanmasına karar verilir. Her yıl ülkemizde 24 Kasımda kutlarız bu kutsal mesleği icra eden tüm öğretmenlerimizi. Sadece bizde değil, pek çok ülkede ‘Öğretmenler Günü’ kutlanır ama kiminde 5 Ekimde  Arap ülkelerinde 28 Şubatta.  
 
Zor bir meslek öğretmenlik. Sadece öğretmekle kalmıyor eğitiyorlar çünkü. Saatlerce ayakta kalıyor ve gözlerinde anlama ifadesi görene kadar dil döküyorlar. Sonuçta yıllar içinde bedenlerinde pekçok sağlık sorunu çıkıyor. Dikkatli davranılırsa bunlar sorun ve hastalık olmaz. Bu nedenle öğretmenlerimize biz hekimlerin bazı tavsiyeleri var.
 
1. En sık ‘öğretmen hastalığı’ denen faranjit, ses tellerinde ödem ve polip gelişimi bunların sonucunda da ses kısıklığı görülür. Sesi kontrollü kullanmak ve nefes terapisi almak gerek. Suyun en iyi ilaç olduğunu unutmayın ve mutlaka günde 2.5 litre su tüketin. Hem boğazınızı hem ses tellerinizi temizler su. Tabii sigarayı bırakın dememe gerek bile yok çünkü sigaranın zararlarını ve gençlere kötü örnek olunduğunu tüm öğretmenlerimiz bilir.  Ama ben yine de dayanamayıp söyleyeyim: Sigara içmeyin!  Son zamanlarda moda olan allerji ilaçlarını en ufak öksürmede kullanmayın çünkü boğazınızı daha da kurutur. Reflü de ses kısıklığı yapar bu nedenle asitli içeceklerden ve hazır gıdalardan uzak durmak sesinizi korur. Haftasonlarında da mümkünse konuşmadan sesinizi dinlendirmek, uykunuzu yeterli almak önemli.

2. Kış aylarında sınıfta bir öğrenci üst solunum yolu enfeksiyonu geçiriyorsa mikroplar havada asılı kaldığından diğer öğrencilere de bulaşır. Eh öğretmenler de bu mikroplardan nasibini alır! Sınıfların iyi havalandırılması sadece hastalık için değil, tebeşir tozu, yapıştırıcı, boya kalemleri kokularının da gitmesini sağlar. Böylece allerjiler de azalır.

3. Gelelim öğretmenlerin çok sık karşılaştığı bir başka hastalığa. Sürekli ayakta duran ya da çok hareketsiz sabit oturanlarda görülür ‘varis’. Özel varis çorapları piyasada var ama özellikle bayanların günlük hayatta sürekli giymesi pek de kolay olmuyor malum kıyafetlere uymuyor. Ders aralarında, öğle tatilinde ayaklarınızı uzatmanız, sınıfta öğretmen masasının altına tabure koyup aralarda oturduğunuzda ayaklarınızı kaldırmanız hatta ayaklarınızı olabildiğince kalp hizasına getirip dinlenmeniz toplar damarlarda kan göllenmesini yani varisi önler. Tabii iş ilerlediyse kalp damar cerrahına görünüp gerekli tedaviye başlamanızı öneririm.

4. Uzun süre ayakta durmak sadece varise neden olmaz. Yanlış ayakkabı seçimi (yüksek topuklu) de eklenince dayanılmaz ayak ve bel ağrıları olur. Ortopedik ayakkabı ilk tercih ama şıklıktan vazgeçmiyorsanız alçak topuk, yuvarlak burunlu ayakkabıları veya babetleri giyin.

5. Tabii branşına göre farklılıklar gösterse de sınıfta yazı tahtasını sıkça kullananlarda kol kaslarında omuz kaslarında ve eklemlerinde ağrılar olur. Dinlenmek ve kas gevşetici kullanmak işe yarar.
 
”Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” çok güzel bir söz. Ben de ilkokul öğretmenim Hatice Üstündağ’dan bugüne kadar ki tüm öğretmenlerimin gününü en içten dileklerimle kutluyorum. İyi ki varsınız.
Sağlıkla kalın.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s