Kulak tansiyonu

Kulak tansiyonu!

Çoğumuz sinir oluruz tam sessizlikte hışırdayan naylon torba ya da tükenmez kalemin kapağına bastıkça oluşan ‘çıt çıt’ sesine. Ama bazı kişiler var ki bu tür seslere tahammülleri sıfır. Huysuzluklarından veya takıntılarından değil, gerçekten kulakları gürültüye hassas olduğundan ve kulaklarında ağrı oluştuğundan söylenirler çıtlayan kaleme.

İlk kez Fransız hekim Prosper Meniere 1861 yılında böyle bir hastalık tariflediği için günümüzde de bu adla bilinir Meniere Hastalığı. Dönem dönem ataklar halinde görülür ve ataklar arasında herhangi bir belirti olmaz. Ataklar birkaç saat, birkaç ay veya birkaç yıl arayla olabilir. Sinsi ve sessizce başlar hastalık. Belirtileri hafif ya da ciddi olabilir. İşitmede azalma, baş dönmesi (vertigo), kulakta dolgunluk hissi (basınç artışına bağlı) ve çınlama 4 ana şikayettir. Bunların dışında baş ağrısı, istemsiz göz hareketleri, hatta karın ağrısı ve ishal bile olur. En çok sıkıntıyı baş dönmesi ve sersemli hissi yapar. Çünkü hasta altından yer kayıyormuş hissiyle baş edemez ve bir süre sonra mide bulantısı kusma olur. Yere yatıp en az 20 dakika dinlenme ihtiyacı duyar. İşitme kaybı ise öncelikle hasta kulakta görülse de zamanla iki kulak da etkilenebilir. Önce düşük frekanslı sesleri duymazlar. Ataklar arası işitme düzelse de zamanla kötüye gider ve işitme azalması tamamen işitme kaybına dönüşür.

Kulağımızın kepçesi ve içine su kaçtı denilen ya da kulak çubuğuyla temizlenen (biz bunu önermeyiz!) dış kulak; kulak zarından sonraki orta kulak (yutakla bağlantısı var), bir de dengenin ve esas işitmenin sağlandığı iç kulak diye 3 kısım var. İç kulakta içi sıvı dolu tüplerden oluşan semisirküler kanal ya da labirent denen kısımda sıvı artışı buna bağlı basınç artışı olur. İç kulaktaki basınç arttığından bu hastalığa ‘iç kulak tansiyonu’ da denir. Ama bildiğimiz tansiyonla ya da göz tansiyonuyla alakası yok. Peki bu sıvı neden arttı sorusunun cevabı daha bilinmemekte. Ciddi kulak enfeksiyonları, kafa travması (kafaya darbe), alkol- sigara kullanımı, allerji,bazı ilaçlar, yorgunluk ve stres de bu hastalığı oluşturur diye suçlanır.

Bu hastalık multipl skleroz, beyin damarlarında tıkanma, yüksek tansiyona bağlı beyinde geçici beslenmesi bozukluğu gibi hastalıklarla karışabilir o yüzden benzer şikayetleriniz varsa mutlaka kulak burun boğaz (KBB) uzmanına danışın. Hastalığınız Meniere ise zaten işitme testleri , elektronistagmografi (kulağa sıcak-soğuk su damlatılıp göz hareketleri incelenir) beyin MR’ı ile tanı konur.

Nedeni tam bilinmediği gibi tedavisi de tam yok! Hayat tarzı değişiklikleri önerilir. Örneğin tuz ve yağ kısıtlaması yapılır. Fazla tuz vücutta su tuttuğundan vebu su da damar dışı dokulara ve iç kulağa da geçtiğinden tedavide öncelikle sofradan tuz kaldırılır. Çay, kahve ve çikolata nöbetlerin ortaya çıkmasını tetikleyebilir. Diüretikler (idrar söktürücüler) tedavide kullanılan ilaçlardır. Baş dönmesi dayanılmazsa iç kulağa medikal veya cerrahi yöntemler uygulanır. Ani hareketler yapmayın, parlak ışıklara ve uzun süre televizyona bakmayın. Atak geçtikten sonra bir hafta boyunca dalış, dağa tırmanmak ya da ağır iş makinası kullanmak gibi işlerden ve aktivitelerden uzak durun. Her hastalıkta olduğu gibi Meniereden de korunmak ve tedavi olmak için yeterli uyumak, dengeli beslenmek, düzenli spor yapmak, sigara ve alkol kullanmamak gerek.

Sağlıkla kalın.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s