Mozart Etkisi

http://www.haberekspres.com.tr/mozart-etkisi-makale,1583.html
Klasik müzik sevseniz de sevmeseniz de herkesin kabul ettiği
müziğin altın çocuğu ya da dehası kesinlikle Wolfgang Amedeus
Mozart. Düşünün bir, 3 yaşında piyano çalmaya başlar ve öyle “Bak
postacı geliyor” ya da “süt içtim dilim yandı” seviyesinde değil! 4
yaşında beste yapıp, 5 yaşında menuetler, 8 yaşında orkestra için
yazılmış senfoniler besteler (ilk 3 senfonisi). 12 yaşına gelince
ilk operasını (La finta semplice) tamamlar. Sadece içinden geldi de
besteledinin ötesinde bir yeteneğe sahip olan Mozart 8 yaşındayken
(yıl 1764) daha önce hiç dinlemediği ve hiç görmediği 5 ses için
yazılmış bir operayı önüne konulunca 5 sesin 2’li kombinasyonu
hatasız çalar ve zamanın müzik otoritelerini şaşkına çevirir. Yıl
1770 ve Mozart 14’ünde yeni yetmeyken yine ilginç bir olay yaşanır.
Gregorio Allegri’nin bestelediği Miserere adlı eser papalık korosu
tarafından yılda bir kere söylenir. Papa eserin başka yerlerde
çalınmasını istemediği için eserin notalarının kopyası yasaklar.
Mozart eserin notalarını ister, lakin ona da vermezler. Ama Mozart
bu! Eseri yalnız bir kez dinler ve iki koro halinde aynı anda 9 ses
için yazılmış eseri bir defada hatasız kağıda döker. 35 yıllık
kısacık ömrüne 600’den fazla eser sığdırır. Tabii bir de ülkemizin
özel davetlerinin yanı sıra ülke tanıtımında da kullanılan,
Osmanlılar’dan ve Mehter Marşından etkilenerek bestelenen “Rondo
alla turca” namı diğer Türk Marşı da (11 numaralı la majör piyano
sonatı’nın (K. 311) 3’üncü bölümü) Mozart’ın eseri. Neden anlattım
bunca bilgiyi? Mozart ve klasik müzik sevdamı paylaşmak için mi?
Kısmen🙂 Malum insan beyni hala büyük bir muamma. %10’unu
kullanabildiğimiz gizemli bir organ. Öğrenme, davranış, hafıza,
uyku, unutkanlık, Alzheimer ve daha nice başlığın altı tam dolu
değil. Ne, nasıl oluyor ve neden netleşmedi. Merakla araştırıyor
bilim insanları. Örneğin bitkilerin neden sabahları açıp boylarının
uzadığına dair bir araştırmada sebebin sabah erken saatlerinde
kuşların ötmesi olabileceğinden yola çıkarak; bitkilere farklı
tarzda müzik dinletmişler. Buna benzer şekilde ineklerin süt
verimini, tavukların yumurta sayısının artışını inceleyen
araştırmalar da var. Sonuçları benzer şekilde klasik müziği birinci
yapıyor. Ama klasik müzik içinde de Mozart’ın yeri ve besteleri
ayrı bir konumda. 1993’te Nature dergisinde yayınlanan Rauscher ve
arkadaşlarının yaptığı bir araştırma müthiş ilgi görmüştü.
Kaliforniya Üniversitesi’nde 36 üniversite öğrencisine Mozart’ın 2
piyano için bestelenen Re majör piyano sonatını (K.448) 10 dakika
dinletirler. Sonra Stanford-Binet Zeka Testinde uzaysal zamansal
(spasyaltemporal) yeteneklerde (kağıt katlama ve kesme becerileri)
8-9 puan artış tespit edilir. Bu müziğin beynin uzaysal işlev
performansını arttırdığını söylerler. 1998’de Alzheimer hastalarına
Mozart dinletilince uzaysal-zamansal muhakemenin güçlendiğini
görürler. Epilepsi hastaları üzerinde de denenir, K.448
dinleyenlerde epilepsi (sara) nöbetlerinde azalma görülür. 2001’de
Psychological Science dergisinde yayınlanan bir araştırmada 24
öğrenci K.448 dinleyince uzaysal yeteneklerde (PF&C kağıt
katlama-kesme) ve ruh hali (POMS arousal score) testlerinde yüksek
skorlar aldığı yazar. 1991’de Fransız araştırmacı Dr Alfred A.
Tomatis “Pourquoi Mozart?” yani “Neden Mozart” kitabında Mozart
Etkisi (Mozart Effect) diye tanımlar. Aslında bu etki zekayı direk
olarak artırması değil, işitme ve uzaysal becerilerde artıştır.
Zaten klasik müzik genel anlamda ruhu dinlendirdiği için ruh
halinde iyilik, huzur duyma olur. Fakat Mozart’ın söz konusu olan
bu eseri incelendiğinde frekansının yüksek olduğu saptanmıştır. Biz
biliyoruz ki uykuda beyin dalgalarımız en düşük frekansta iken
öğrenme ve dikkat halinde frekansı artar. Belki tüm olay bununla
ilgili! Netlik kazanmasa da Mozart Etkisi gazete ve dergilerde çok
yeraldı. Magazinsel bir hal aldı, bebeklerin zekası artar mı, gebe
kadın karnına teyp dayayıp bebeğe müzik mi dinletsin, sınavlardan
önce K.448 dinlenirse daha mı başarılı olur gibi sorular belirdi.
Cevabını vereyim. Bebeklerin ihtiyacı olan CD dinleyip bakıcı
elinde büyütülmek değil. Huzurlu ortamda, sevgi ve ilgiyle
büyümeleri zaten zihinsel-bedensel-ruhsal gelişimleri için yeterli.
Kaliteli uyku, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel egzersiz yapmak
sağlık kadar beynimiz için ve öğrenmek için şart. Elbet müzik ruhun
gıdası, klasik müzik çocuğa daha parlak zeka sağladığı
ispatlanmadıysa da, duygusal gelişimini zenginleştirir. Sağlıkla
kalın

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s