Kırık Ayna

http://www.haberekspres.com.tr/kirik-ayna-makale,1572.html
Kırık Ayna Hepimizin merak ettiği konulardan biridir, düşünce
okuma. 1990’larda Vittorio Gallase ve Giacomo Rizzolatti adlı iki
İtalyan bilim adamı, düşünce okuma konusunda maymunlar üzerinde
deney yaparken yeni bir nöron (sinir hücresi) tipi keşfettiler.
Bunu yaparken maymunların beynindeki elektriksel aktiviteyi ölçmek
için elektrotlar takıp, bazı durumlarda maymunların davranışları
nasıl olur diye incelediler. Önce maymunlara muz verip, afiyetle
yerken beynin hangi alanlarında elektriklenme olduğunu gördüler.
Sonra bilim adamları, maymunların karşısında iştahla muz yedi. İşin
ilginç kısmı da burada; maymunlar muz yemediği halde, sanki muz
yiyormuş gibi beyinlerinde yine aynı elektriklenme oldu. Yapılan
araştırmalar sonucunda maymunları, insanları ve kuşları,
karşısındakini taklit etmeye zorlayan beyin hücrelerine “Ayna
Nöron” adı verildi. Ayna nöronlar; dışarıdan gelen sinyalleri
(işitme ve görme gibi duyular aracılığıyla) alıp, taklit etme ve
karşıdakinden öğrenmede kullanır. Ayna hücreler ve bu taklit etme
durumu beynin tamamen normal bir işlevi. Karşınızdaki kişi
esnediğinde, uykunuz yoksa bile esnemekten kendinizi alamazsınız.
Kimi zaman televizyonda izlediğimiz karakterin mimiklerini,
çevremizdeki kişilerin tavırlarını ister istemez taklit ederiz.
Bazen de dilimize bir şarkı dolanır; nerden geldiğini
hatırlayamadığımız. İşte davranışları o an sergilemese de,
beynimize kaydeder bu hücreler. Buradan yola çıkarak bazı
psikiyatrik hastalıkların (şizofreni, otizm…) temelinde ayna
nöron olabileceği düşünülmüş. Çünkü bu kişiler karşısındakine ayna
olamaz, yani empati kuramaz. Örneğin; bir cenazede ölen kişiye
üzülmeseniz bile kıkır kıkır gülmezsiniz. O ortamdaki insanların
üzüntüsünü anlar, empati kurarsınız. Lakin şizofreni gibi
hastalıklarda empati yeteneği olmadığı için herkes üzgünken onlar
güle oynaya yemek yerler. Buna “kırık ayna teorisi” denir. Kırık
ayna teorisi, otizmli çocuklar için de geçerli. Konuşmak için,
işitmek kadar taklit etmek de gerekli. Oysa otizmli çocuklarda
taklit etme, başkasının ağlama veya gülmesiyle ilgilenme, empati
kurma, göz göze gelme olmaz. Çevresiyle hiç ilgilenmez, kendi
dünyasında yaşar. Duyu organlarından gelen sinyaller ayna
nöronlarında cevap meydana getirse de bunlar beyinde el becerisi,
mimik ve konuşma olarak kendini göstermez. O yüzden otizmli
çocuklarda taklit etme becerisi geliştirmeye çalışılır. Şimdilerde
ayna nöronlarını, psikolojinin DNA’ları olarak görenler bile
mevcut. Günümüzde beyin okuma, vücut dili, empati üzerine pek çok
araştırma ve makale var. Ama daha bilinmeyen, buz dağının su
altında kalan kısmı gibi çok konu, aydınlatılmamış merak uyandıran
mükemmel tasarlanmış insan beyni ve bedeni var. Sağlıkla kalın
Herkese mutlu bayramlar dilerim.

20130127-132114.jpg

20130127-132119.jpg

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s