Kel mi kalacağız?

http://www.haberekspres.com.tr/kel-mi-kalacagiz-makale,1538.html

Gündem ne kadar yoğun, temponuz ne kadar hızlı olursa olsun ya da hiç umursamam deseniz de herkes saçına kafayı takar. Hele hele kafada saç yoksa! Sadece kadınların değil erkeklerin de önem verdikleri bir konu saç dökülmesi.

Önce basitçe cildi anlatayım. Derimiz 2 tabakadan oluşur. Üstte epidermis tabakası bulunur. Vücudu dış etkenlerden korur. Su, elektrolit ve ısı kaybını önler. Cilde rengini veren pigmentlerin bulunduğu ve tırnakların olduğu kısım aynı zamanda. Cilt kanserleri de bu üst kısımdan çıkar genelde. Altta ise dermis adı verilen tabaka var. Cilde sağlamlık, esneklik kazandırır. Kan damarları, kaslar, sinirler ve salgı organlarının (ter bezleri) bulunduğu bu katman kıl ve saça da hayat verir. Çünkü burada bulunan kıl soğanlarından (kıl folikülleri) kıllar çıkar.

Saç köklerinden çıkan proteinden zengin keratinden oluşan cansız yapıya saç denir. “Saçlarım cansızlaştı” deriz ne komik, saç zaten canlı değil! Kıl kesesi dıştan içe dogru bir çok katmandan oluşur. İnsandaki kıllar yaşa göre farklılık gösterir; çocukların vücutları ince tüylerle (lanugo) kaplı, oysa yetişkinlerin vücutlarını kaplayan sakal, koltuk altı kılları, cinsel organları örten kıllar da mevcut. Vücuttaki kılların yoğunluğu yaş ilerledikçe artar ve azalır. Beslenme, kan dolaşımı, hormonlar ve dış etkenler (sıcaklık, nem, boyalar) saçlara ve kıllara etkili olur.

Toplumumuzun %80’inin saç dökülmesiyle ilgili sorunları var. Saç dökülmesi, saçkıran denen cilt hastalığından kaynaklanabildiği gibi bazı iç hastalıklardan, kanser hastalarının kullandığı kemoterapiden veya hormon bozukluklarından da olabilir. En sık karşılaşılan saç dökülmesi türü Erkek Tipi Saç Dökülmesi dediğimiz Androgenetik Alopesi’dir.

Saç dökülmesi illa kötü bir hastalığın belirtisi değildir. Sonunda mutlaka kel kalınacak da değil. Ben bile her seferinde “Saçlarım çok dökülüyor” diye kuaförüme yakındığımda “İyi ama alttan yeni gelen saçların çok, merak etme” cevabını alınca rahatlıyorum. Çünkü saçın doğal bir döngüsü var. Normalde bir hücrenin yaklaşık 2-3 yıl boyunca saç ürettiği bir dönem olur. Bu dönemde ayda ortalama 1-1,5 cm kadar saç uzar. Derken hücre dinlenme dönemine girer. Yaklaşık 2-3 ay saçlar dökülür ve saç kanalları boş kalır. Kıl soğanında yani saç kökünde dinlenmesini tamamlayan hücre tekrar üretime başlar. Bu döngü bir hücrede başlarken öbüründe bitebilir ya da daha döngünün ortasında olabilir. Yani her saç telinin gelişim evresi başka olduğundan sağlıklı kişilerde her zaman belli miktarda saç dökülür. Bir başka deyişle şu an saçınızın sadece % 7-10 kadarı dinlenim, dökülme döneminde. Anlayacağınız hepsi birden dökülmez. Saçlar kökünden kopmaz. Dökülmeye hazır saçlar saç kanalında bir süre daha asılı kalır. İşte direnci kalmamış kanalda duran teller saçımızı her taradığımızda fırçaya takılan ya da yere düşenler. Sizin de avucunuza günde 100 tele kadar saç gelmesi normal. Ama miktar fazla ise, bölge bölge saçta açılmalar varsa, elinizi değdiğiniz anda tutam tutam saç geliyorsa durum artık fizyolojik değil.

Saçın normal dökülmesini hastalık sanıp panik olmamak ama “aman birşey olmaz şampuan değiştirdim o yüzdendir” deyip bir hastalığı da atlamamak lazım. Böyle durumlarda cilt uzmanına danışmak faydalı olur.

Sağlıkla kalın.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s