“Alternatif Tıp” diye birşey YOK!

http://www.haberekspres.com.tr/alternatif-tip-diye-birsey-yok-makale,1187.html

Bazılarınız belki çok kızacak ama gerçek bu. Alternatif ne demek? Sözlük anlamı ; seçilebilecek başka yol, seçenek. Tıbbın dediğinin haricindekiler seçilen bir yol olamaz. Modern tıbba destek ve tamamlayıcı olabilirler ancak.

Elbette uzak doğu bilimini ve tıbbını inkar edecek değiliz. Aromaterapi, reiki, biyoenerji, yoga, müzik ve suyla yapılan terapiler, akapunktur insanın kendini iyi hissetmesine ve huzur bulmasına neden olabilir. Hasta rahatladığı zaman kan basıncı (tansiyon), nabzı, stres hormonları dengelenir. Ama bu varolan bir hastalığı kür etmez (iyileştirmez).

Hele hele onun sapı bunun çöpü tarzı karışımlar, son moda aktarlarda satılan konu komşudan duyulan otlar kabul edilir gibi değil.” Kimyasallarla dolu, doğal değil” denilen ilaçlar aslında doğadan elde edilir. Yıllarca yapılan laboratuvar çalışmaları sonucunda piyasaya bir ilaç sürüldüğü zaman biz içinde tam olarak ne var, olası yan etkileri ne, doz aşımında başımıza ne gelir, ne kadar içilmeli gibi pek çok sorunun cevabını prespektüsünden okuyarak öğreniriz. Ama aktarlarda satılan otlar ve karışımlarda durum çok farklı. Bir tutam ondan bir tutam bundan! İçinde hangi maddeden ne kadar var tam bilmiyoruz. Size yaşanmış gerçek bir olayı anlatacağım hem de Amerika Birleşmiş Milletler başkanının başından geçen.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Ronald Reagan prostat kanseri olduğu zaman Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) özel izin ve fonla Çin’den gelen bir karışımı araştırıyor. İncelemelerin sonucunda zararlı olmadığına karar verip başkanın kullanmasında sakınca görmüyorlar. Bu karışımın namı kısa sürede kulaktan kulağa Beyaz Saray çevrelerinde duyulunca pekçok kanser hastası Çin’den Amerika’ya karışım getirtiyor. Kısa süre sonra bir bakıyorlar ki acil servislere kanama şikayetleriyle başvuran kanser hastalarının sayısında ciddi artış var. Kiminin burun kanaması, kiminin uzayan adet kanamaları, kiminde cilt altı kanamalarına bağlı morluklar, ölümcül durdurulamayan kanamalar. Hepsinin ortak özelliği aynı karışımı, yani Reagan için getirtilen şifalı karışımdan kullanıyor olmaları. Ulusal Kanser Enstitüsü bunun üzerine bir hata mı yaptık diye panikle hemen karışımı tekrar incelemeye alıyor. İşte doğanın oyunu burada çıkıyor karşımıza. Karışımın içerisindeki otlardan bir tanesi, ilkbahar ve sonbahar olmak üzere yılda 2 kere doğada görülüyor. Reagan’a iyi gelen karışım ilkbaharda toplanan otlarla yapılmış. Oysa sonbaharda çıkan aynı ot olmasına rağmen içindeki “Varfarin” miktarı çok yüksek saptanıyor. Varfarin kanı sulandırıp akışkanlığını arttıran bir madde. Biz varfarin kullanan hastalarımızı, cerrahi müdahele öncesinde almaması icin uyarırız. İşte bu ciddi kanamalara ottaki bu madde sebep olmuş.

Kıssadan hisse; şifalı ot deyip geçmeyin! Özellikle kanser hastaları radyoterapi ve kemoterapi alırken kesinlikle çarçöp içmeyin, hatta C ve E vitamini gibi antioksidanları bile kullanmayın. Çünkü bu tedavilerde amaç zaten serbest radikalleri oluşturmak ama siz dışarıdan vitamin takviyesi yaparsanız radyoterapinin etkisini yarı yarıya azaltmış olursunuz. Ya da içeriği belli olmayan bu karışımlardan içerseniz böbrek ve karaciğere toksik (zararlı) olabilir ve ne yazak ki normal tedavinizi olumsuz etkiler. Bu tarz bir bitki karışımı kullanıyorsanız doktorunuzdan saklamayın. Bu konuları merak ediyorsanız Beslenme ve Metabolizma uzmanlarına danışın.

En başta dediğimi tekrarlıyorum. Tıbbın alternatifi olamaz,ancak tamamlayıcı ve destek tedavi yöntemleri olabilir.

Sağlıkla kalın.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s