Toplumca çöküyor muyuz?

http://www.haberekspres.com.tr/toplumca-cokuyor-muyuz-makale,1118.html

Toplumca çöküyor muyuz?

Milenyumla birlikte ülkemizde psikaytri yükselen trend oldu. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de antidepresan (depresyon ilacı) kullanımı ve psikiyatriste (ruh ve sinir hastalıkları doktoru) gidenlerin sayısı arttı. Bu ne demek oluyor? Acaba psikiytriste gitmek antidepresan içmek moda mı oluyor yoksa toplumca yalnızlaşıp eski değerlerimizi kaybedip bireyselleştikçe derdimizi anlatacak kimse mi bulamıyoruz? Ya da gerçekten  çöktük, mutsuz, depresif bir toplum mu olduk? Neden ne olursa olsu sonuç şu ki ruh hastalıkları doktoruna başvurma sayısı ve çökkünlük (depresyon) hastası sayısı , bununla ilişkili olarak da antidepresan (depresyon ilacı) kullanımı ülkemizde fazlalaştı.

Rakamlarla ifade edersek  IMS (Intercontinental Marketing Services) verilerine göre, Türkiye’de depresyon ilacı kullanımı 2005’te yaklaşık 20 milyon kutu iken; 2010 yılında 34 milyon kutuyu geçti. Yani yüzde 65 oranında arttı ki bu oldukça yüksek bir rakam.

Depresyon, önceden isteyerek ve severek yaptığı günlük aktivitelere karşı isteksizlik ve hayattan zevk alamama durumudur. Zamanla karamsar düşünceler artar. Gün içinde kendinizi kötü hissetmeniz depresyon değil. Depresyon denmesi için en az son 15 gündür ve aralıksız yani yaklaşık tüm gün süren bıkkın, mutsuz, ağlamaklı çökkün ruh hali, iştahta değişiklik (bir ay içinde vücut ağırlığının %5 inden fazlasının artması ya da azalması), uyku düzeninin bozulması (uykusuz veya sürekli uykulu hal) şikayetleri olmalı. Hatta tekrarlayan ölüm düşünceleri, intihar planları veya girişimleri olur.

Yaklaşık her dört kişiden biri depresyonda. Peki neden? Bazen hiçbir neden olmadan başlarken çoğu zaman altta yatan sebepler olur. Hayattaki kötü deneyimler, sevdiklerinizin kaybı, evlilikteki sorunlar, iş yaşamındaki problemler, genetik yatkınlık, hormonal değişim süreçleri (menapoz, andrapoz, gebelik, lohusalık…), alkol ve madde bağımlılığı, uzun süren hastalıklar (kanser, epilepsi, multiple skeroz…), yaşam koşullarındaki ciddi değişiklikler (taşınma, boşanma, iflas…)

Depresyon tedavisi duygu, düşünce ve davranış üzerinde çalışmakla, ya da ilaç tedavisi ile  olur. Buna da psikiyatrist yani doktor karar verir. Benim yine önerilerim olacak. Düzenli spor, dengeli beslenme, bağımlılık yapan maddelerden uzak durmak ve hayata hep olumlu bakmak.

Lohusalıktaki (doğumdan sonraki ilk 6 hafta) depresyonunu  çok eğlenceli bir dille anlattan Elif Şafak’ın ”Kara Süt” kitabını da tavsiye ederim.

Sağlıkla kalın.

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s