Yurt dışına çıkarken yapılması gereken aşılar – 2

http://www.haberekspres.com.tr/yurt-disina-cikarken-yapilmasi-gereken-asilar—2-makale,1320.html

Riskli bölgelere giderken yapılacak aşılar neler?

Meningococcal Meningitis mikrobu menenjit ve septisemi yapar. ‘Menenjit’ beyin ve omuriliğin koruyucu zarlarının iltihaplanması, ‘septisemi’ yani kan zehirlenmesi de tüm vücuda iltihabın yayılmasıdır. Nadir ama ne yazık ki ölümle sonuçlanabilen, oldukça ciddi bir hastalık bu. Hastalığın bulaşması kapalı ve kalabalık ortamlarda kolaylaşır. Aşısı bir doz yapılır ve 3 yıl koruma sağlar. Peki nereye giderken bu aşıyı yaptıralım? Ümreye ve Hacca gidip, kutsal toprakları görmek, inançları doğrultusunda vazifelerini yerine getirmek isteyenlerin mutlaka menenjit aşısı yaptırmaları gerekir. Sadece Suudi Arabistan’a gidenlere değil; Hindistan, Nepal, Güney Amerika’ya yolculuk yapacaklara da önerilir. Sahra altı Afrika’da (Senegal’den Etiyopya’ya kadarlık bir alan) özellikle kasımdan hazirana kadarki aylarda büyük menenjit salgınları meydana gelir. Zaten bu bölgeye bu yüzden “Afrika menenjit kuşağı” denir. Meningokok hastalığının görüldüğü bu yerlere gidecek yolcuların aşı yaptırmaları gerekli.

Asya, Pasifik bölgesi ve Sahra Çölü güneyindeki Afrika ülkelerine gideceklerin bağışıklığı yoksa Hepatit B aşısı olması tavsiye edilir. Hepatit B, karaciğer iltihabı anlamına gelen hepatit hastalığının etkeni olan virüslerden biri. Aşının koruyuculuğu %90-95 yani oldukça etkili.

Afrika, Güneydoğu Asya’ya seyahat eden, Hepatit A virüsüne karşı önceden bağışıklığı olmayan her 150 kişiden 1′inde bulaş görülür. Bu yüzden sağlık koşulları ve alt yapısı iyi olmayan, özellikle kırsal kesime gidecekseniz Hepatit A riskiyle karşı karşıyasınız demek. Gerçi ülkemizde Hepatit A’ya karşı %90 bağışık olduğumuzu yani bir şekilde sokakta yediklerimizle bu virüsle vücudumuzun tanıştığını bilirsek çok da korkutucu bir durum olmadığını anlarız.

Eskiden kabus olan bir hastalık; kolera! Salgınlara sebep olan ölümcül ishallerle kendini gösterir. Ama Dünya Sağlık Örgütü artık aşılamayı önermiyor. Çünkü aşı kısa süre etkili ve yarı yarıya koruma sağlıyor. Sadece mide-bağırsak ameliyatı olup önemli kısmı alınmış olanlar bu tarz bir hastalıkla ciddi sorunlar yaşayacağı için onlara kolera aşısı önerilebilir.

Hindistan, Pakistan, Mısır, Fas, Batı Afrika, Peru ve Şili’ye gideceklere tifo aşısı önerilir. Günaşırı toplamda 4 kere ağızdan kapsül içilmesi şeklinde yapılır, böylece vücut tifoya karşı aşılanmış olur. Ağızdan uygulama ile 5 yıl, iğne şeklinde yapılanla ise 3 yıl koruma sağlanır. Tifo riski olan bir yere seyahat edecekseniz, en az bir hafta önceden aşınızın yapılmış olması lazım. Tifonun etkeni salmonella typhi mikrobu olup; kontamine yemek, su ve kanalizasyon atıklarıyla kirlenmiş sulardan tutulan kabuklu canlıların tüketilmesiyle bulaşır. Antibiyotik almak tifo olmanızı önlemez!

Endonezya, Güney Tayland, Sri Lanka, Malezya, Filipinler pek çoğumuzun gitmeyi hayal ettiği ama flavivirüs açısından riskli ülkeler. Sivrisinekle bulaşan bu virus ‘Japon Ensefaliti’ denen ciddi bir hastalığa sebep olur. Aşısı ise oldukça pahalı ve çok fazla allerjik reaksiyona neden olur. Bu yüzden sadece uzun süre kalacaksanız ve o dönemde salgın varsa aşıyı yaptırın.

Yola çıkmadan önleminizi alın, seyahat acentesine ve doktorunuza danışın. Hayatınızı riske atmayın.

Sağlıkla kalın.

20120617-224534.jpg

20120617-224542.jpg

About these ads

Leave a comment

Filed under Köşe Yazılarım

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s